Film Önerisi: Under The Tuscan Sun (Kızgın Güneş)-2003

Pinterest'ti karıştırırken rast geldim bu filme.. Before sunrise/before sunset, Midnight in Paris, Eat Pray Love gibi filmlerin olduğu kategoride olduğunu görünce konusuna dahi bakmadan izledim diyebilirim. Benim için referansları fazlasıyla iyiydi. 

Kendini keşfetme yolculuğunda yeni bir ülkeyi işin işine katmak bu sürece yepyeni bir ortamda başlamak fikrini izlemek bile çok keyifli. Öyle tatlı noktalar var ki filmde en sevdiğim detaylarından bahsetmek istiyorum. Genel olarak filmin konu özeti şu şekilde:

"35 yaşında San Francisco’lu bir yazar olan Frances Mayes bir partide kitabını eleştirdiği bir yazar tarafından kocasının kendisini aldattığını öğrenir.. Yeni boşanan kadın, artık yazamaz hale gelir ve tüm bu olumsuzluklardan  uzaklaşmak üzere en yakın arkadaşlarının da ısrarı üzerine Toscana’da bir seyahate çıkar ve tesadüf eseri hiç aklında yokken oradan çok eski bir villa alır ve yeni bir yaşam kurar. Evini restore ederken, İtalyan güneşinin altında yeni dostlarla farklı bir hayat yaşamaya başlar. Zamanla Marcello adında bir İtalyanla da kısa bir aşk macerası içine girecektir.."


Filmin en hoşuma giden detaylarından biri bu musluktu. Filmin başlarında evin koca duvarında nokta gibi duran ama içinden hiç su akmayan bu musluk Frances'in  umutsuzluğunu, aşksızlığını yansıtıyor gibiydi.


Marcello'nun çalıştığı aile lokantasında Frances'le yemek yerken verdiği Limoncello tarifi de bir diğer hoş detaydı. Deniz kenarında ki bu mekanın güzelliği de yadsınamaz.


Toscana.. Çok beğendim ve gidip görmek istediğim yerler listesine ekledim. İki saat boyunca filmin geçtiği evin, çevresinin,bütünüyle bütün sahnelerin yaşandığı ortamların güzelliği kartpostal gibiydi.


Tek tek filmi oluşturan bu ufak detaylar aslında bütünüyle öyle güzel özetliyor ki filmi. Huzur benim diyor her bir parçası...


Filmde en sevdiğim sahnelerden birinde geçen diyaloğun bir kısmı;

-Boşanmada en şaşırtıcı olay nedir biliyor musun? Kafana isabet eden bir kurşun yada bir araba kazası gibi seni öldürmüyor. Öldürmeli. Ölüm sizi ayırana kadar beraberlik sözü verdiğin biri "seni hiç sevmedim" diyorsa bu anda öldürmeli. 

-Aşkın gözü kördür. Artık kör olmak istemiyorum.

-Bu evde 3 yatak odası var. Eğer onlarda kimse yatmayacaksa neye yarar ve mutfak, bir şey pişmeyecekse neden var? 

-Bu evde bir düğün istiyorum ve bu evde bir aile istiyorum.

Frances bunları dilerken ne şekilde gerçekleşeceğini nereden bilebilirdi. 

 Yani kısacası içinde bulunduğunuz ortamdan çıkıp, keyifli bir zaman geçirmek ve iyi hissetmek için izleyin bence. (IMDb: 6,8)

İyi Seyirler...

Yorumlar